| |
 |
|
 |
|
|
|
| |
  |
|
| Bilkent Endüstri mezunları 'iş'e şimdiden hazır
Bilkent Üniversitesi Endüstri
Mühendisliği öğrencileri, ikinci sınıftan itibaren yoğun bir
uygulamalı programa alınıyor. Stajlar, seminerler ve projelerle iş
dünyasına bir adım önde hazırlanmaları hedefleniyor.
Bilkent Üniversitesi,
endüstri mühendisliği eğitimini neredeyse bütünüyle uygulamalı hale
getirdi. Mezunların yüzde 75'inin profesyonel hayatı, yüzde 25'inin
akademik kariyeri tercih ettiği Bilkent Üniversitesi'nde Endüstri
Mühendisliği Bölümü, mezunlarının henüz diplomayı almadan iş
dünyasına hazır olmalarını sağlamak için stajlara ve uygulama
derslerine büyük önem veriyor. "Artık öğrencileri yalnızca teknik
birtakım yetkinliklerle mezun etmek, onların iş hayatlarında iyi
noktalara gelmesi için yeterli değil. Öğrencilerin yalnızca derse
girdiği, ödev ve sınavlarla aldığı eğitim devri artık bitti" diye
konuşan Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Başkanı
Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, lisans döneminin kariyer ve bireysel
gelişim anlamında iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, bir
buçuk yıllık bölüm başkanlığında bir dizi değişikliği hayata
geçirmek için kolları sıvadıklarını belirtti. İlk hedefin
'mezunların iş ararken ve iş hayatında yarışırken bir adım önde
olmalarını sağlamak' olduğunu belirten Sabuncuoğlu'na göre bu farkı
yaratmak için daha üniversite yıllarında iş deneyimi kazandırmak ve
sosyal kültürel bir altyapı oluşturmak önem taşıyor. Bunun için şu
başlıklar altında dersler okutuluyor:
Tasarım dersi
Dördüncü sınıfta zorunlu okutulan 'tasarım dersi'
çerçevesinde pek çok şirketten proje kabul ediliyor. Aralarında Coca
- Cola, Eczacıbaşı, P&G, Unilever, Mercedes gibi devlerin olduğu
şirketler, çözülmesini istedikleri operasyonel konuları proje olarak
bölüm yöneticilerine iletiyor. Bu arada öğrenciler ekip çalışmasına
dair seminerler alıyor. Ekibin yalnızca yıldız oyuncular değil,
birbirini tamamlayan kişilerden oluşması gerektiği yönünde telkin
edilen öğrenciler beş kişilik gruplar oluşturuyor. Projeler öğrenci
grupları arasında paylaştırıldıktan sonra öğretim üyelerine
sunuluyor. Her grup için atanan bir akademik akademik danışman,
endüstri mühendisliği metodolojisine uygun ve verimli çalışılmasını
sağlıyor. Sonra akademik danışman, öğrenciler ve bu dersin
koordinatörü olan Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, hep beraber hangi
kentte olursa olsun şirket merkezine gidiyor. Öğrenciler firmayı
gezerek, inceleme yapıyor, sorular sorarak bilgi alıyor. Bir ay
sonra da sırayla haftada bir günü firmada geçiriyorlar. İkinci ay
ise üniversitede bir toplantı yapılıyor. Her firmayla ayrı ayrı
toplantı düzenleniyor. O toplantıya öğrenciler; firmayı tanımış,
sistemi yerinde görmüş, problemi anlamış, çözümü planlamış, kaynak
planlamasını ve proje takvimini çıkartmış, hedefleri belirlemiş
şekilde sunum yapıyor. Şirkete dair bilgi aktarımı yapıldığı için
birer gizlilik anlaşması imzalanıyor. Mart ayı sonunda proje
tamamlanıyor. Son iki ay uygulamayla geçiyor. 10 senede 44 firma
için 171 proje gerçekleştiren bölümün son sınıf öğrencileri, bugüne
kadar ekonomiye katma değer yaratabilen birçok araştırma konusuna
imza atmış durumdalar. Mesela Unilever ürünlerinin rafta
bulunabilirlik oranının yüzde 10 artırılması, Coca- Cola'nın Damla
markalı suyunun dağıtım ağının iyileştirilmesi bu derste üretilen
çözümler arasında. Yıl sonunda tüm projeler bir kitapta toplanıyor.
Hatta bu kitap kimi üniversitelerde vaka analizi olarak
kullanılıyor. Bunun yanı sıra her sene mayıs ayında yapılan fuarda
projeler tanıtılıyor, çalışmalar paylaşılıyor üniversite sanayi
etkileşimini sağlayan bir zemin oluşturuluyor.
Akademyaya
ilk adım Son sınıfta seçmeli olan ve ortalama 25 öğrencinin
seçtiği 'araştırma dersi' ise akademik dünyayı tanımak isteyenlere
temel kazandırıyor. Öğrenci istediği bir araştırma konusu üzerine
bir yarı dönem ya da bir yıl bir öğretim üyesiyle araştırma yapıyor.
Bu ders, yurtdışına mastır için giden öğrencilerin sıkça rastlandığı
gibi çabuk vazgeçerek geri dönmelerini önleme amacı taşıyor.
Operasyon analiz dersi İkinci sınıfta verilen bu
ders kapsamında KOBİ'ler proje yapıyorlar. Öğrenciler başlarında
hocalarla endüstri mühendisliği yöntemlerini kullanarak talep eden
şirketlere fayda sağlıyorlar. İkinci sınıf yıllarında öğrencilerin
tamamı KOBİ deneyimi kazanıyor. Mesela lokum üreticisi Akgün
firması, Bilkentli öğrencilerin projeleri sonunda üretimini yüzde
40'ın üzerinde artırmayı başarmış.
Stajlar ve 'coop'
İkinci ve üçüncü sınıfın sonunda yaz aylarında öğrencileri
kızgın kumlardan sıcak denizlere koşacakları bir tatil beklemiyor.
Çünkü zorunlu olarak üç ay boyunca staj yapıyorlar. Üç hocanın
bulunduğu staj koordinatörlüğü, staj ortamlarını ayarlıyor. Mümkün
olduğu kadar uzun staj yapmaları ve sorumluluk üstlenmeleri
sağlanıyor. Ayrıca 'Coop' ismini taşıyan ve ABD'de yaygın olan bir
uygulamanın hayata geçmesi planlanıyor. Buna göre öğrenciye; bir
yarı yıl izin verilmesiyle yaz aylarını kullanarak yedi sekiz aylık
bir iş deneyimi kazandırılması planlanıyor. Arçelik, Man, P&G,
Unilever, Turkcell gibi şirketlerin konuya olumlu bakması projenin
yakın zamanda gerçekleşeceğini işaret ediyor.
Seçmeli
dersler ve seminerler Öğrencilerin belli alanlarda
uzmanlaşmalarına büyük önem veriliyor. Bu nedenle son sınıfta tam 17
seçmeli ders veriliyor. Ayrıca bir dizi seminer zorunlu olarak
alınıyor. Farklı sektörlerden uzmanların konuşma yaptığı panellere
katılmayan öğrenciler konuyla ilgili 50 - 60 sayfalık rapor
hazırlıyor.
Neşe Mesutoğlu
|
| |
|